sebeb-i telif vol: 9


>>> yorgunluk tanımları yapmaya başladım, belki de hayatım da ilk defa. buzdolabında duran soğuk su şişesini içip içip yerine geri koyuyorum. bomboş hem de, o kadar yani..! hani çalışmaktan olsa dinleniyim geçsin dicem ama...

>>> 25 (buraya üç nokta koyuyorum)

>>> master'ım bitti. yani bunu niçin buraya yazıyorum onu da bilmiyorum. hani üniversiteyi bitireli olmuş üç sene, şimdi master bitti, daha sonra..?

>>> şeyi düşünüyorum; yani bir insanla birlikte olmak, birini sevmek, ona bağlanmak vs. hepsi bu hayatla mı ilişkili? nedir bunun tanımı? kim koyar kurallarını? yatakata iyi olan mı daha değerli yoksa hesabı ödeyen mi? yaş hep problem midir bu filozofide? trip atmak kadınlığın şanından mıdır? bilen varsa söylesin, merak ediyorum...

>>> bu senenin benim için önemi büyüktür sanırım. daha doğrusu bu seneki ramazan ayının. doğduğum seneden sonra ilk defa ağustos ayına geldi ramazan. annem söyledi; "o kadar sıcaktı ki karnımdayken sana su yetişmiyordu!"

>>> dikkat ediyorum sehpalara. ele ele tutuşup gelen iki çiftten -ki bunların yaş ortalaması; erkeği yaşı+kızın yaşı/2= 17- hangisi şezlogun yanındaki sehpaya araba anahtarı bırakacak diye. cevap çok açık; ikisi de.

>>> mor güzeldir!

>>> sanırım okyanus kokusu almanın vakti geldi. şöyle nefesi açarsanına bir okyanusa doğru yol mu alsam acaba?


boş edit;

2 fikre tercüman olmuş:

Rapbitt dedi ki...

Kalana bakınca 43 diyor,başka yok diyor,hazırlan ey seyyah diyor lakin göz ucuyla da ağır ol babüj diyor,nereye diyor...

Bakalım...

RapbitT oğlan...

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

kalan zamana bakarsak geride kalanın neredeyse 2 katı...güzel mi güzel...kal demek kimin haddine derim...görmek lazım, yeter artık vesselam...

Yorum Gönder

hani duşa girersin de su ısınana kadar geçen süre içinde yaşadığın üşüme vardır ya?

hahh işte o anlarda aklına takılan bir yorum olsun..