sebeb-i telif: vol 12



inat ediyorum hayata, yüzüme suyu her çarpışımda;
öyle vakitlerde kalkıyorum ki uykudan, uyanamıyorum!
her ney sesinde arıyorum seni, her tambur sesinde;
bu son dizeye yazacak kelime bulamadığıma, inanamıyorum!




şimdi biraz yalan söylemek lazım, aklımın ucundan geçirdiklerimden hemde. onları söylemem lazım ki kalmasın içimde! haa yalan dediysem de inanmayın siz. doğrunun dik alası, alamet-i farikası belki de..

başımın ağrısından fezaya çıkıyorum şu sıralar, zira bedenim ağır geliyor içimdeki bene. öyle hazlar yaşıyorum ki şu sıralar, kendimi gönderiyorum hiç doğmamış bir kavme..

bir dostum söyledi geçenlerde; "eskisi gibi yazamıyorsun!"
içimden gelen cevabı söylemeye ramak kala sustum; "eskisi gibi yaşatmıyorsun!"


anlayamadığım edit;  ilk defa fotoğraf koymadan bir yazı yazıyorum..!

hemen gelen edit; bir de yazdırana sormalı ???

banyoda çok uzun kalınca elleri büzüştüren edit; pazar günü yemek yiyelim beraber, bitsin bu hasret..!

2 fikre tercüman olmuş:

evden biri dedi ki...

sevgili uur anne;
makarnayı dile getiren yaşama sevincine :)
ayrıca bir haftadır götürdüğüm sarma dolmalara
çaktırmadan çantamda çıkardığım haşhaşlı ekmeklere:)
bütün hafta ula bu otelci cumartesi kahvaltımızı pasta börekle donatırmı acaba diye düşündüren heyecanıma
sebep olduğun için seni ve gıyabında şu yanımda oturan ps3 oynarken prison break izleyebilen ve aynı zamanda dua okuyan arkadaşa
aman of sıkıldım kalkıyorum ben

anlayamadığım edit; bugüne kadar yazdığın en güzel yazı neden fotoğrafsız olanı?

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

sevgili bankacı, nam-ı diğer evden biri;

çoktandır evde olamamamdan, sizlere ve gıyabınızda "ovvvff bu dizi manyakmış, lost'un ilk sezonuna on basar. izlerken elim kokum titriyor, cama çıkıp hava alıyorum!" diyen arkadaşa yemek yapamamam, bundan daha kötüsü sizlerle akşam yemeklerine katılamam beni had safhada üzmekte.

daha önceleri özenle yaptığım nar ekşili mantarı, köri soslu tavuk yanına titizlikle haşladığım brokolileri düşündükçe üzülüyorum. çünkü onlarla donatılmış sizlerle değerli hale gelmiş sofrada yerimi alamıyorum.

inanır mısın halen tadını alamadım residence de oturmanın, bir türlü olmadı, olamadı. artık gelecek günlere diyorum...

bu yazıya gelince; malum kişi için yazıldı. beğenmenize inanın çok sevindim sayın evden biri. inşallah daha nicelerini yazarız, okuturuz..!

yarın sabah kahvaltıda görüşmek dileği ile,

ne iş olsa yapar teriminin öncülerinden; yönetici, havuzcu, otelci, ocu, bucu...

Yorum Gönder

hani duşa girersin de su ısınana kadar geçen süre içinde yaşadığın üşüme vardır ya?

hahh işte o anlarda aklına takılan bir yorum olsun..