yağmurlu bir iskoçya sabahında "edinburgh" nasıl denirmiş gidip yerinde öğrenmek

.

aslında herhangi bi' gün iskoçya'da uyanmaktır bu.  
                                                                                                                                               sutyen kullanmayan memeli hayvan 08.01.2011 09:31

seyahat fikrini size anlattığımda irlanda'nın bu kadar güzel olacağını düşünmemiştim. ta ki iskoçya'nın onunla yarışacağını görene kadar. aslında iskoçya'nın derken edinburgh'un desem daha doğru olur. çünkü glasgow'u değil de edinburgh'u seçmemin belli başlı nedenleri vardı. bunların başında elbette ki kulaktan dolma bilgiler gelir ve her zaman olduğu gibi de sözlüğün bana söyledikleri :)  malum onsuz bir seyahate çıkamıyorum. tıpkı irlanda'da hilal ve david'in bizi misafir etmesine aracı olması gibi..


irlanda'dan edinburgh'a aer lingus havayolu ile geçtim. aer lingus irlanda'nın ulusal havayolu ve gerçekten de fiyatları ile sizi kendine bağlayabiliyor. londra'dan dublin'e 10€'ya, dublin'den edinburgh'a da 22€ ya bilet bulabiliyorsunuz. bakıldığında gerçekten de güzel fiyat. karayolundan haz etmeyen bünyeler için oldukça mantıklı bir seçenek. kaldı ki eğer dublin'den edinburgh'a gitmek isterseniz karayolundan sonra bir de denizyolu kullanmanız gerekir ki bu da maliyetin kralı demek. benim gibi maliyeti en ucuza getirmek için çabalayan bir bünye için de gereksizliğin dik alası diyebiliriz.



aslında edinburgh'u anlatmaya başlamak onu tarihine inmeyi gerektirir. çünkü şehir tamamen bir tarih mirası gibi. her tarafından tarihi edinburgh kalesini görebiliyorsunuz ve sadece bu değil. şehirde bir çok tepe var ve bu sadece edinburgh kalesi için de değil;


ingiltere kraliçesi elizabeth teyzemiz birleşik krallık toprağı olan yani tapusunu elinde bulundurduğu iskoçya'yı her ziyaret ettiğinde bu küçük kısmını görebildiğiniz (sebebi sarayın içinde fotoğraf çekmenin yasak olması) sarayı kullanıyormuş. elizabeth teyzemiz her senenin eylül ayında bu saraya gelip iskoçya'nın zengin aile eşrafına bu bahçede büyük bir yemek veriyormuş. şu kafasındaki tüylü şapkası ile..


burası da o bahsettiğim tepelerden biri. tam karşıda görünen tepe de meşhur edinburgh kalesi işte. girişi biraz pahalı. şehri bunun gibi tepeden görmek, tarihi bir kaç eserin yanında top tüfek de göreyim diyen biri için biçilmiş kaftan. giriş 30£ ve haftasonları inanılmaz kalabalık. irlanda'dan iskoçya'ya 20€ ya geldiği hatırlatmama gerek yok sanırım..


görüldüğü üzre şehir yüksek taş kulelerin gölgesinde bir taş lahit gibi. altında yatan tarihin bir nevi ipuçlarını verir gibi size. tabi bakmayı bilenler için.. iş böyle olunca size her kulenin acaba neden yapıldığını anlamaya çalışırsınız. çoğu sarayların bir parçası ya da kiliselerin çan kuleleri. iş böyle olunca da onlara çıkmak imkansız hale geliyor. 


edinburgh yılın neredeyse her ayı gerek ingiltere'den gerekse dünyanın bir çok yerinde turist alıyor. bunda ilk başta dediğim tarih unsurunun büyük bir etkisi var. günün her saati okullarının amblemlerinin basılı olduğu sırt çantaları ile dolaşan öğrenci gruplarını görmek mümkün. 


şimdi turist akınını tarihe bağlayan benim olayın gerçekliğini gün yüzüne çıkarma zamanım geldi. evet itiraf ediyorum; iskoçya/edinburgh bir viski cenneti. şehrin her yerinde irili ufaklı viski tadım mağazaları var. bunları ziyaret etmemek gerçekten de imkansız gibi bi' şey. fiyatları viskinin damıtma özelliğine ve üretim tarihine göre değişiyor; ama ortalama fiyatları 5£ ila 10£ arasında değişiyor. "ben viski içemem" diyen birinin bile o güzel is kokusundan etkilenmemesi çok zor. o yüzden ön yargılı gitmeyin derim..


elbette sadece turistler için değil bu durum. şehrin yerlileri de biten mesai sonrası bu viski shoplara uğramayı adet edinmişler. hak vermemek elde değil..


yemek konusunda biraz eksi not aldı diyebilirim aslında benden. tamam vedat milor değilim; ama benim de damak tadım var ve bir yemek için o çok para verecek kadar zengin değilim. şehir küçük olduğundan yemek konusunda çok fazla alternatifiniz yok diyebilirim (belki de bana öyle geldi bilemedim şimdi..) kaldığım castle rock hostel'in (ki giderseniz tavsiye ederim. eski bir iskoç şatosunun içine kurulmuş bir hostel. free interneti de var :p ) mutfağı çok kullanışlı olduğu için her zamanki gibi kendi yemeğimi kendim yaptım. oh mis..


iskoçya'ya gittiğiniz tarihe dikkat etmekte fayda var. çünkü yağmurun kol gezdiği bir ülkede öyle elinizi kolunuzu sallayarak dolaşmanız biraz zor. yağmur yağmaya başladığında durması çok uzun sürebiliyor. bu da şehri keşfetmeniz için size engel olabilir. bu yüzden yaz aylarını seçmek daha mantıklı olur. siz siz olun gideceğiniz tarihi yaza getirin ya da yanınızda yağmurluk götürün;


tıpkı bu ablamızın yaptığı gibi. allah boy vermiş maşallah..


işte böyle efendim edinburgh'un aklımda, fikrimde bıraktıkları. ingiltere'ye gittiğinizde eğer imkanınız varsa görün derim. çünkü ingiltere mirasına şahit olmak için kesinlikle görmek şart. 

elbette viskileri için de..





34 fikre tercüman olmuş:

wendy dedi ki...

Edinbroo, çok güzel şehir miş. Dağı taşı bizim.
Ancak iskoçya'nın ünü dejenere olmuş biz yeni nesilde daha çok Trainspotting'den geliyor.

Bir de yetkili iskoç abilerimizin nefis aksanı.

Adsız dedi ki...

insan viski getirir bi şişe.okadar anlatıyorsun bir icratını görmedik.kuru kuruya anlat bakalım.olmuyor uğur olmuyor.hem hiç sosyal kaygıda yok yazılarda.gez anlat hepsi bu.hıh! Cem

Adsız dedi ki...

eh, bu yazı erken gelmiş beklediğimizden! bir gün gecikmeli okuduk sevgili fkh. söylediğiniz tarihten önce yazmak ayıptır, insan "bayramın 3. günü de yazabilirim, ayağınızı denk alın" diye bir uyarıda bulunmaz mı?

geç de olsa bir göz görmüş olduk iskoçya'yı da. makinene, klavyene sağlık!

FKH dedi ki...

@wendy

aslında ününün dejenere oluşu o eski kahramanlık hikayelerinin tam olarak anlatılmaması. yani insanlar artık eskisi kadar cesaretli değil sanırım o muhteşem tarihlerini anlatmaya. vilyım volıs'lar filan! dediğin gibi kalan tek şey yetkili iskoç abilerimizin aksanı..

FKH dedi ki...

@Cem ve Adsız

ilk olarak viski getirme konusuna değinmek istiyorum; ........... sebepten dolayı viski getiremedim. yani .......... sebep olmasaydı kesin getirirdim. elime yapışmaz ya. neyse artık bi' dahaki sefere Cem. onun dışında da sosyal kaygı konusuna değinmem lazım. şimdi bu yazıda sosyal kaygı nitelikli bir mesaj bulamadıysan bi daha oku derim. çünkü bolca var :)

..ve yazının erken gelmesiyle alakalı duruma değinmem lazım. şahsen bayramın 3.günü yapacak bi' şey bulamayan fkh, baskılara artık dayanamayıp yazdı bu yazıyı. durum bundan ibaret. teşekkürler..

Adsız dedi ki...

Edinburg, Edınbra(h) diye okunuyor, bilginize. Artııı İskoçyayı anlamak istiyorsanız sadece Edinburga değil Glasgowa da gitmeniz lazım. Edinburga bakıp tüm iskoçya ile ilgili fikir edinmek yanlış olur. Edinburgh tam turistik şehir modunda. Glasgow öyle değil, kendini satmaya çalışan pop sanatçısı gibi aşırı makyajlı değil daha karakteristik, daha neysem oyum modunda.

FKH dedi ki...

@Adsız

bak bu da bir okuma biçimi. şimdi kalkıp elin iskoçyalısından "edinbro" duydum diye buna da karşılıksız kalamam. hemen editleyeyim bu fikri de. ayrıca glasgow için kesinlikle haklı olabilirsiniz. keşke gitseydim de karşılaştırma şansım olsaydı. glasgow'da güzelmiş buradan on da çıkartıyoruz. sağol..

Lô - Lâ dedi ki...

senin bu post'un basli basina spoiler. : ((

denizborulcesi dedi ki...

eğlenceli anlatım güzel fotoğraflarla pek başarılı olmuş, eline sağlık.

Özlem Öztürk dedi ki...

Fotolar harika, bayıldım. Bir gün belki bende giderim ama viski sevmem! Nolcek şimdi?

diaboloviolette dedi ki...

evet edinburgh telâffuzu çok başarılı bir çalışma olmuş, tebrik ediyorum.

işin diğer tarafı yazacağım yazacağım deyip yazamadığım konu. her şey çok güzel de şu " bi gideyim göreyim" kısmında biraz bulanıyorum ben şahsen (iş+para+zaman+vb. arasında). yerinde görmek, şahit olmak, bizzat olay yerinde bulunmak büyük bir iş bence, sanki, hani.. benim derdim bu çerçevede dönüyor..iskoçya çok güzel, irlanda da öyle, yeni zelanda off..

gaia ve uranos dedi ki...

en güzeli son eurolarla polonyalı iri barmaidin önerisi ile highlandsden bir malt whiskey tatmak değildi ise neydi yoldaş?
ve o caddelerde bir aralığı pas geçip, durup, dönüp, tekrar bakmak tünelin ucundaki masal şehrine..
kraliçenin bahçelerinde yürüken kaç şişe içki tüketilir böyle büyük bir garden party de onu hesaplamak, ve donarak geri dönmek londraya kliması bozuk bir otobüsle..
İnsanları dost yapan o sogukta verilen bir sweatshirt olabiliyor, giy üstüne üşüme diyerek uyku arasında...
yağmur cama çarptı sonunda...
oldu işte:)
welldone boy, very well done!

tipsy :) dedi ki...

ya ben senin fotograflarinin hastasiyim yaaaa....
asli sicimoglu :))))

Adsız dedi ki...

Fotoğraflarını seviyorum,yazılar da fena sayılmaz ama son yazılarında kendinin yakından çekilmiş bir fotonu ekliyorsun ya işte onlardan basbaya korkuyorum. Sakin videoların sonunda çığlık atan bir tip çıkar ve bunu planlayan insanlar bu saçma şeyle eğlenebileceklerini düşünür ya aynen o his yaşadığım. Birde gözlerini belertiyorsun, korkuyorum ya.

FKH dedi ki...

@Adsız

korkulsun diye yapmıyorum bunu ve korkunç olduğunu da düşünmemiştim. tabi böyle bir yorumunda gelmesini bekliyordum; ama "o çirkin bir suratını koymasan olmaz di mi?" denmesini daha büyük bir olasılıktı. korkunç hiç yoktu hesapta.. şahsen fotoğraf çeken bir insanın kendini başka türlü çekmesi biraz zor. buna bir çare bulsun isviçreli bilimadamları..

Sacide Seda dedi ki...

şimdi ben dün gece su ısınana kadar düşünürken (ki bu evde yeniydim nasıl ayarlandığını bilmiyordum sıcak suyun, baya zaman geçti) evet evet ben "edinburg"a gitmeliyim dedim. tek başıma hiçbişi bilmeden gideceğim için de oturdum araştırmaya başladım derken bana ilaç olacak bu mükemmel yazıyla karşılaştım.
birazdan sırt çantamı hazırlayıp "edinbro" için bilet alıcaım bu gazla ama önce bi teşekkürümü ediim dedim =)
eyvallah =)

vira dedi ki...

hii salam kenal iya dari vira .. :)
jangan lupa mapir keweb vira iya di http://www.rumahkiat.com/ vira mau berbagi pengalaman nih.:)
wah bagus juga iya blog ka2 ... ^_^ good luck iya.....
SALAM BLOGER INDONESIA..:)

FKH dedi ki...

@Sacide Seda

faydalı olduysa yazdıklarım ne güzel. umarım güzel bir seyahat olur. "castle rock hostel" i tavsiye ederim. hem merkezi, hem de çok güzel bir hostel. free internet ve çok geniş bir mutfağı var. sezon artık yavaş yavaş bittiği için fiyatlarda ortalama 15€ civarındadır. yağmurluk konusunu da sakın atlamayın derim. çok yağmurlu olur çünkü. iyi yolculuklar..

@vira

bi de ne dediğini anlasam, iyi olurdu ama. nasip artık..

güneş dedi ki...

Yazılarınızı beğendim.Edinburgh fotoğraflarınıza tekrar tekrar bakıyorum.Ben de bu yaz oradaydım.Sırt çantamla tek başıma gittim gezdim festival zamanı.Fotoğraflara bakınca şimdi tekrar gidebilmeyi isterdim,belki bir müddet orada yaşamayı..Masal gibi bir şehir gerçekten.biraz geç keşfettim bu blogu ama yoğun vize döneminin arasında ilaç gibi geldi gerçekten.Aaa bu arada nedense söylemek istedim ben de hiç kolanın tadını bilmem.hiç içmedim içemem..

FKH dedi ki...

@güneş

selam güneş hoşgeldin. edinburgh'a gidip kısa bir süre bile olsa yaşayan herkesin düşüncesi aynı. kesinlikle katılıyorum sana masal gibi bir şehir. seni de taktir ettim, sırt çantasını alıp tek başına gittiğin için :) modern seyyah ruhuna yakışır cinsten. ben ne yazık ki festival zamanını kaçırdım. çok görmek istiyordum ama iskoçya'dan önce irlanda olduğu için yetişemedim festivale. inşallah başka zamana. günlüğümü beğenmene sevindim. inşallah vizelerde biraz kafa dağıtmıştır. finallerde de işe yarar umarım.(yazar burada yine bekleriz demeye getiriyor) ha unutmadan kola olayına koptum. çok iyi bir şey değil zaten kola. mesela bir türk annesine kola var mı dediğinizde, dolapta kesilmiş karpuz var onu ye der :) düşün artık kolanın kültürümüzdeki yeri ve önemini..

güneş dedi ki...

Festival zamanı kesinlikle gitmenizi tavsiye ederim.Kola konusunda da sizin çikolata yemekle ilgili aldığınız tepkilerin benzerlerini çok duyuyorum :)neyse bu arada cevabınız için teşekkürler.

Adsız dedi ki...

kız arkadaşımla bu yaz gitmeyi planlıyoruz .çok güzel görünüyor gerçekten ama festival dönemlerinde kalacak yerler çok pahalı sanırım?

FKH dedi ki...

@Adsız

normalde festival dönemi hostellerde yer bulmak evet biraz güç ve pahalı. lakin bu sizin önceden rezervasyon yaptırmanızla alakalı bir durum birazda. eğer gideceğiniz tarih belli ise kesinlikle 1-2 ay önce rez. yaptırın derim. bu hem fiyat hemde yer açısından size rahatlık sağlar. fiyatta malum paund. castel rock hostel'i tavsiye derim. eskibir şato ve kesinlikle güzel ve temiz. hem free internette var :) umarım iyi geçer. şimdiden iyi yolculuklar. sorularınız olursa yardımcı olmaya hazırım..

Göçmen dedi ki...

bilgiler için teşekkürler.. önümüzdeki eylül ayında gitme ihtimalim var.türkiyeden en ucuz hangi yolla gidebilirim? irlanda üzerinden mi? castel rock hostel de tek kişilik oda bulabilir miyiz?

FKH dedi ki...

@Göçmen

merhaba. easyjet 17 nisan'da dalaman > edinburg seferlerine başlıyor. bilet fiyatları 80-90€ civarında. eğer illa istanbul'dan gitmek gibi bir fikriniz yoksa bunu değerlendirin derim. hem direkt uçuş hem de fiyatı çok çok iyi. ben olsam şuan onunla giderdim. çok mantıklı çünkü..

hostel'de de hatıladığım kadarıyla tek kişilik oda vardı. ama kontrol etmek lazım hostelworld.com'dan. kesin bi' şey söylemek istemem. ama diğer odaları da tavsiye ederim. güvenliydi. tabi tercih meselesi. şimdiden iyi yolculuklar..

Adsız dedi ki...

It is not my first time to pay a visit this website, i am browsing this
web page dailly and get good information from
here everyday.
Feel free to surf my web blog ; swollen ankles treatment

Adsız dedi ki...

It is not my first time to pay a visit this website, i am browsing this web page dailly and get good information from here everyday.
My web page > swollen ankles treatment

Adsız dedi ki...

Chronic nerve pain has become a great idea. So how do you do.
nerve pain in their quest for answers, which means that the smarter way is
like a toothache usually means that rotational stretches, I had undergone three operations on the best
exercise therapies.

Feel free to visit my page :: back pain specialist Lupton City
Also see my page - back pain specialist Lupton City

Adsız dedi ki...

Several peer-revied, double-blind studies looked at the first and then lay in the US alone are quickly gaining support worldwide as
safe, and chronic disease etc. Continue taking your Prenatal
Plus vitamins. Avoid simple carbohydrates such as confusion,
depression and anxiety cause sudden weight loss or gain or loss, especially if a low-carb plan can help
ease Menstrual cramps is a member of the menstruation.


Also visit my web page; how to alleviate menstrual cramps stretches
Also visit my webpage : how to alleviate menstrual cramps stretches

Adsız dedi ki...

rosacea alleviation blood serum is the rubor corset long later on a
blush would own bleached aside.

Feel free to visit my website rosacea laser treatment Yankton

Adsız dedi ki...

Set by 1/2 cup lemon succus an effective herbal tea therapeutic for lowering Cholesterol3.
In levelheaded levels, it to fresh your female parent up because she is no
thirster able to do it for herself. You can discover Twizzlers liquorice & dearest Crackers
in my local food market memory. An crucial point to endure in judgement though,
including doughnuts, french french fries and processed cookies.


Feel free to visit my homepage :: Remedy high cholesterol of blood
my web site - remedy high cholesterol of blood

Adsız dedi ki...

to the highest degree Web log networks hold one our get-go class blogging
has been expanding our world with all of the awe-inspiring writers we have met.


Also visit my webpage ... click here

Adsız dedi ki...

These blog posts will be showing on Boxes tab of
your recent blog post. If you are getting an internet business
off the ground, or you have been in the game for a while, but don't understand why you can't get a good response from your clients
or prospective clients, than you already know that communication is one
of the most important currencies around when it comes to doing businesses online.

Go to - - and enter in one of your main keywords related to your niche.


Visit my site ... WP Social Press Review

Unknown dedi ki...

Bra-h avustralya yeni zelanda iskoc aksani icin gecerli, ingilizler agiz ici telafuz eder broa gibi, amerikali ve kanadalilar turkce gibi börg diyor, irlandalilarda farkli genizden telafuz eder

Yorum Gönder

hani duşa girersin de su ısınana kadar geçen süre içinde yaşadığın üşüme vardır ya?

hahh işte o anlarda aklına takılan bir yorum olsun..