
Onu çok sevenlere bırakıp geçelim konumuza. Ayakta kaldınız! Buyrun. Lütfen ben oturmucam, siz gelin lütfen. Lütfen buyurun. Oooohooo bu böyle böyle sürer gider çoğu zaman. Yani şu insanımızın birbirini ağırlama mevzuhu hakkaten komiktir. Oturmak için koltuk sayısı, o koltuklara koyulacak göt sayısından fazla olsa bile yaşarız bunu. Halbu ki otur be kardeşim, oturursa oturur, oturmazsa da kendi bilir sallaaaa. Konuya geçelim derken yine dağıttım gidiyorum. Yukarıda ki fotoğrafla alakalı anlatıcam bişeyler. Okumuşsunuzdur; ki okumadıysanız sizi yukarı doğru alalım. Aile yerimiz orda çünkü. Neyse bakıldığında bir reklam gibi durmakta. Evet o kadar sezdirmese de kendisini, biraz göz kırpar cinsten. Yahu onu bunu bırakın, nasıl bir telkindir, nasıl bir istek, nasıl bir fantezidir bu ulan. Hangi guruh bunu yapar. Hangi sevgi bunu böyle söyler aklım almadı valla. "Ona 8 aydır aşkını kabul etmesi için yalvarıyor HALBUKİ bütün bunları yapacağına ona yarım kilo kırmızı mercimek alsaydı mesele kalmazdı "
Şimdi düşünün; aşk öyle bir haddeye gelmiş ki, kız erkeğin alacağı yarım kilo (-ki neden bir kilo değil de yarım kilo onuda anlamadım) kırmızı mercimeğe tav oluyor. Ya da şöyle söyleyelim; erkek o kadar mal ki, döktüğü dil yerine HALK BAKKALİYESİ sponsorluğunda mercimek verse kıza olay bitti. Yani tamam bunun gibi işletme final sınavını andıran aşklar fazla yok; ama be amca yani yaptığın mallığın dik alası. Nasıl reklam lan bu !?! Ciddiyim bunu yapan olmuştur, yani hakkaten olmuştur. Belki faydalı oldu orasını bilmem; fakat bundan sonrası için bu bakkalın reklamında fırın kullanacağı kesin. Malum mercimek var ortada (gözlüklü adam smile'ı)
0 fikre tercüman olmuş:
Yorum Gönder
hani duşa girersin de su ısınana kadar geçen süre içinde yaşadığın üşüme vardır ya?
hahh işte o anlarda aklına takılan bir yorum olsun..